hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2016 Çarşamba

DÜNYAYI DÜZELTMEK İÇİN

Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra,  pazar sabahı
kalktığında keyifle eline gazetesini aldı ve bütün gün
miskinlik yapıp evde oturacağını hayal ediyordu.
Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu.

Baba oğluna söz vermişti; bu hafta sonu parka götürecekti
onu ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane gerekiyordu.
Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti.

Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna uzattı.
Eğer bu haritayı düzeltirsen seni parka götüreceğim dedi!Sonra düşündü;
Oh be kurtuldum  en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar
düzeltemez;
Aradan 10 dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak gelir.
Babacım,haritayı düzelttim.Artık parka gidebiliriz dedi.

Adam önce inanmadı görmek istedi Gördüğünde de hayretler içindeydi ve
oğluna bunu nasıl yaptığını sordu.
Çocuk şu ibretlik açıklamayı yaptı;
Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan resmi vardı.
İnsanı düzelttiğim zaman dünya kendiliğinden düzelmişti;
Çok net ve düşündürücü bir hikaye.
Aktaran Seyhan Dural






24 Mart 2016 Perşembe

SEVGİ ÜZERİNE BİR HİKAYE

Adam karısına pek güzel davranmaz kalbini kırar.
Sonra karısından sofrayı kurmasını ister.
Kadıncağız hiç sesini çıkarmadan sofrayı kurar.
Adam başlar iştahlı bir şekilde yemek yemeğe.
 Fakat yemeğin tuzu azdır hanımından tuz ister.

''Karısı sen yiye dur ben getiririm'' der ve içeriye  gider.
Adam 2 de bir; '' tuz nerede kaldı? diye sorar.
Kadın her seferinde '' tamam getiriyorum'' diye cevap verir.
Fakat tuz bir türlü sofraya gelmez.
Adam tuzsuz yemek zorunda kalır.
Sonra aklına gelir eşinden kalbini kırdığı için özür diler.
Hanım mutfağa gider ve elinde tuzla gelir.
Adam merak eder ve sorar;

 '' Bu ne şimdi karnım doyduktan sonra tuzu ben ne yapayım''.karısı da ona
''Senin kalbimi kırdıktan  sonra dilediğin özür.
 Doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir.ihtiyaç kalmaz''...der
Evet hikayede olduğu gibi evlilikte sevgi ve saygı her zaman  önemlidir.
Sadece evlilikte mi tabii ki değil hayatta her şeyin başı insana verilen değer ve sevgidir.
İnsana değer verilse dünya bu halde olmaz.

Yunus Emre ne kadar güzel söylemiş
Bir bahçeye giremezsen .durup seyran eyleme.
Bir gönül yapamazsan yıkıp viran eyleme.
aktaran
Seyhan dural 24/3/2016

23 Şubat 2016 Salı

KISSADAN HİSSE BİR HİKAYE

Hintli bir yaşlı usta  çırağının her şey den şikayet etmesinden bıkmıştı.
Bir gün çırağını yanına çağırıp onu tuz almaya gönderdi.
 Çırağı tuzu getirince
bir avuç tuzu bir bardak suya atıp içmesini söyledi.
Çırak yaşlı adamın söylediğini yaptı fakat içer içmez tükürmeye başladı.

Tadı nasıl ?diye soran  yaşlı adama öfkeyle acı diye bağırdı.
Usta gülerek kolundan tuttu ve dışarıya çıkardı.
Az ilerde ki gölün kenarına götürdü ve çırağına bu kez bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesin
 istedi
Söyleneni yapan çırak, bu sefer ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken
aynı soruyu sordu.
Tadı nasıl?
'' ferahlatıcı'' dedi genç çırak
''Tuzun tadını aldın mı? diye soran yaşlı adamı. ''Hayır'' diye  yanıtladı çırağı

Bunun üzerine yaşlı adam,suyun yanına diz çökmüş çırağının yanına oturan adam
  şöyle dedi.

Yaşamdaki acılar tuz gibidir,ne azdır, nede çok, acının miktarı hep aynıdır.
Ancak bu acının acılığı ,neyin içine konulduğuna bağlıdır.
Acın olduğunda yapman gereken tek şey acı veren  şeyle ilgili duygularını genişletmektir.
Onun için sende artık bardak olmayı bırak göl olmayı çalış.
 AKTARAN Seyhan dural 23/02*2016