16 Haziran 2015 Salı

21 Maddeyle Hayat Neye Denir?

Hayat düşe kalka yaşadığın hayat
  1. Değerini kaybettiğinde değeri,
  2. .   Vatanını kaybettiğinde vatanın ne demek olduğunu, 
  3. Göklerdeki bayrağın indirildiğinde rahatsız olduğun, o bayrağın ülkenin simgesi olduğunu anladığın hayat...
  4. Bağımsızlığını yitirince bağımsızlığın ne demek olduğunu öğreten,
  5.  Toprağını kaybedince toprağın ne demek olduğunu anladığın hayat...
  6.  Vicdansızlığı görünce vicdanın,
  7. . Tutsak olunca özgürlüğün kıymetinin bilindiği hayat...
  8.  Savaş olunca barışı yaşamayı arzuladığın,
  9.  Edebin olmayınca asaletin,
  10. . Adalet olmayınca adaletli yönetimin,
  11. .Sevgisiz olunca sevginin kıymetini anladığın hayat...
  12.  Cömertlik olmayınca zenginliğin,
  13. .Kanaat olmayınca fakirliğin anlamının olmadığı hayat...
  14.  Yalanı görünce doğruyu daha iyi görebildiğin,
  15.  Kötülükleri görünce iyiliği daha çok sevdiğin hayat...
  16.  Yoksul olunca açın halini anladığın,
  17.   Düşmeden anlamadığın düşmanını öğreten hayat...
  18.  Ölenin öldükten sonra kıymetinin bilindiği hayat...  
  19.  Evlatsız olunca evladın ne demek  olduğunu anladığın hayat...
  20.  ve aileni kaybedince ailenin kıymeti öğrendiğin,
  21. Başarısız olunca başarının ne olduğunu bilmeden daha çok istediğin...

    Velhasıl hayat dediğin bu işte

    seyhan dural 16*6*2015

Hoşgeldin ya Ramazan...


Bereketi bol güzel ay, hoşgeldin... 
12 ayın sultanı ramazan...
Ezanların anlamı olduğu, orucun nefsimizi temizlediği ay...
Fakire yardımın yapıldığı, zenginin terbiye edildiği ay... 
Kur'an'ı hatim ettiğimiz ay...


*


İftar sofrası adı altında, insanların fakirliğinin ifşa edildiği ay...
Biz o sofralarda nice insanlar gördük aç ve susuz,
Nice insanlar gördük, bir kap yemeğe muhtaç
Nice insanlar gördük bir kap yemek için saatlerce kuyrukta...

Ve nice insanlar gördük otellerde şatafat dolu iftar sofralarında...
Nice hocalar gördük, bölüm başı 40 bin TL alan
Nice insanlar var, hocaya 30 yıldır  hala sakız orucu bozar mı diye soran,
Nice insanlar var, abdesti neyin bozduğunu 30 yılda öğrenemeyen...


*


Bu dünyada insanların başı kesilip öldürülüyorsa,
Savaşta çocuklar öldürülürken susup sorgulamıyorsan
Kuranın emrettiği gibi yaşamıyorsan
Bütün bunlara sesin çıkmıyorsa dilsiz olup susuyorsan, tutsan ne olur tutmasan ne olur...
Yüce rab'bimin senin orucuna ihtiyacı mı var?


Yazan: Seyhan Dural 16*6*2015

3 Haziran 2015 Çarşamba

Seçmenin pazarla sınavı

İşte geldi pazar.seçim zamanı açık artırma gibi vaatlerin bol olduğu.

Vatandaşa seçimden sonra aslında hiçbir vaatlerin tutulmadığı.seçmenin unutulduğu.

  Siyasilerin sustuğu, seçmenin konuştuğu sandık..

. Oyların sayıldığı... Kiminin üzüntüden ve hüsrandan kahrolduğu..

. Kiminin sevinçten çığlık attığı.seçim..


  Sonuçda vekil gene vekil seçmen gene seçmen

Kırmızı plakalı makam araçlarının olduğu, dolgun maaşlı vekillerin olduğu

, Takım elbiseli  makam odalı vekiller .


 Evlerde sohbetlerin döndüğü...

 "Benim parti kazandı seninki kazanamadı"....

Diye yarışa gidildiği,yarışın sonunda kaybedenin üzüldüğü kazananın sevindiği.

. Sonuçta vatandaş gene vatandaş,vatandaşa gelince maaşların az olduğu .

Yoksulluğun bol olduğu üniverstelisinin yurtsuz olduğu.

 Emeklisinin borçlu olduğu ,.özgürlüklerin yok olduğu.

 

Seçmene katkısı, yeni seçimle vaatlerin tutulmasını İzlemek

 Hükümeti kim kuracak, kim kurmayacak  bunları kontrol etmek..

..  Gibi gibi...gibi

Sonra kendi gündemine döner, bakar ki herşey aynı .


 Hayat toz pembe değil, afallar. Keşke seçim uzasaydı der gibi.

 Polemiklerin dönmesi,meydanların dolması.

 Siyasette bilmediğimiz kelimeler öğreniyorduk en azından.

Neyse işin goy goyu,seçim biterde belki seçmeni hatırlarlar.

. Ülkemize, milletimize hayırlı olur inşallah.

 Özgürlüklerin bol olduğu bir seçim olur inşallah. 

 Sandığa gidin, olumsuzlukları değiştirmek için oy kullan.

 Bir oy bir oydur oyuna da sahip çıkın..

Bir demekrosi şölenidir seçmen olma deneyimi!

Seyhan dural 3*6*2015

28 Mayıs 2015 Perşembe

GEZİDE NE DEĞİŞTİ

Gezi olaylarının üzerinden tam 3 sene geçti. Acıların yaşandığı, 8 fidanın yitirildiği... Annelerin feryadı... Çökmüş analar, evlat acısından saçına aklar düşmüş analar... 

Yaşanmışlıklar iyi veya kötü. Aslında hayata olan isyandan, sisteme olan isyandan çıkmıştı Gezi. Onlarınki bir hayat mücadelesiydi. Kimi parasızlıktan, kimisi haksızlıktan müzdaripti. Ama kimse "Evim arabam olsun" diye çıkmamıştı sokağa. 

Bugüne bakarsak, "Ne değişti?" dersek... Aslında çok şey değişti. Gençliğin bilinçsiz olmadığı, her şeyin farkında olduğu, gençliğin aslında aydın bir gençlik olduğu, "Biz de varız" dedikleri ortaya çıktı. "İstediklerine ulaştılar mı" derseniz, hayır! Sistem aynı, haksızlıklar aynı fakat okumuş-bilinçli-diri bir gençlik olduğunu biliyoruz artık. 

Bu da bir başarı. Gençlik ne zamanki kendisi söz sahibi olur, bu ülkede çok şeyler değişir.     seyhan dural 28*5*2015

23 Mayıs 2015 Cumartesi

SURVİVOR ALLSTARDA

Yurdumun insanı zaten  açlık sınırında . halkımızın çoğuda bayramdan bayrama et yiyor.Ödülleri yerken gösterilcekse madem format gereği az gösterilmesi lazım alan var alamayan. Televizyon başındaki insanlarında düşünülmesi gerek.

 Yoksa insanlara yarışmayla mesaşmı verilmek amaç..

az yemek yiğin fazlaya ne gerek var.Bakbiz hindistan ceviziyle doyuyoruz denmekmi isteniliyor.

Ne uğraşcan zayıflamak için spor salonlarında zayıflarsın işte tasarruf et yemeder gibi. Algımı yaratılmak amaç..

   Bu yarışmada ne ararsan var.Ağlamamı dersin,  arkadaşını satmamı  dersin, Ajitasyonmu dersin,fareler mi dersin,

Kabalıkmı dersin,arkadaşının üzerine yürümemi dersin ..

kamerelara oynamamı ne ararsanız var. yarışmada ne eşitlik var ne adalet, 

Güzel olan yanıda var yanlız yeşili, doğası denizi yarışmaları harika, misgibi havasıda güzeldir herhalde,Yanlız herşey reytingmi içinde sevgi yok arkadaşlık yok vicdan yok.

   Yanlız Acunuda kutlamak lazım nasıl oluyorda her yaptı yarışma reytingde  üst sıralarda işin sırrını bir anlatsa ders çıkar herhalde  iletişim okullarında    yazan seyhan dural 23*5*2015

22 Mayıs 2015 Cuma

ANKET HİLELERİ

Anket hileleri çok basit .Siyasi biranket gelir,

.Herhangi bir firmadan.mesala ,Piyasada böle yaptıran bir kaç firmada var.

 İşini dürüst yapan firmada var.buna yönlendirmeli anket denir ,

Size şu bölge ve şu mahallede yapılcak denir.

O partinin seçmenin çok olduğu bölgedir siz orda yaparsınız.

 Emekci olduğunuz için bunun dışına çıkamazsınız.

Yönlendirmeli anketler böyle yapılıyor.

O partinin anketi  O ilin tamamında yapılmış olarak gösteriliyor

 Aslında o partinin yoğun oldu bölgede yapılıyor .

 Yanlız her anket  firmaları  böyle değil  dürüst çalışan firmalarda var.

 Anketciler anketi yapanlar anket başı az bişi alır.

 Onlar emekciler onların işi çok zor..bilmedi insanlarla kapı kapı gezerek yapar.

 .Adıkları  çok az  parasınıda çok geç alır onlar anketle oynama yapmaz.

  firmanın isteyine göre yapar.   Onun için anketler herzaman   doğru olmaz 

Bunları bizim başımıza geldiği için biliyoruz.

19 Mayıs 2015 Salı

AYDIN TÜRK GENÇLİĞİ

Aydın türk gençliği. 

İlk okuldan başlarsın sınava tutulmaya... Gençliğini yaşayamadan, oynayamadan liseye gelirsin; umutlarla, gençlik ateşiyle, kız-erkek arkadaşı falan derken bir bakarsın ki üniversite telaşı sarmış. 

Yok dersane-yok lise derken geçer günün. Girersin bir üniversiteye, ne hayallerle girmişindir, fakat umduğun gibi değildir hiçbir şey. Hayat başlar seni zorlamaya, "Burs çıkacak mı", "Yurt mu çıkacak ev mi"... Ailen de seninle beraber çırpınır durur.


Sonra bakarsın hayata, eşitsizliklere... Herkesin senden beklentisi vardır. İsyan edersin, hakkını aramaya çıkacak olsan "Gezici" derler. Etmezsen de bilinçsiz gençlik olursun, yine yaftayı yersin.

Aslında bilmezler ki, o gençlik bilinçlidir ve her şeyin farkındadır. Eylem yaparsın, coplanırsın, gazı yersin, yani sen aslında onların çocukları için de mücadele ediyorsundur... 


Ben üniversiteliyim, gelecekte bir hakimim veya savcıyım veya doktorum veya akademisyenim veya sinemacıyım veya mühendis... Beni coplayan polisin çocuğu belki benim öğrencim belki hastam olacak. Bu sistem polisle beni karşı karşı  getirmek zorunda mı?


Bu gençliğin sorunlarını çözmek için ne yaptınız, hiç sorguladınız mı? Halbuki benim şartlarım zaten ağır, zaten zor okuyorum. Benim şartlarımı sordunuz mu? Tüm siyasiler olarak seçimde mi  aklınıza geldi bizim durumumuz. Cebimizde paramızın olduğu günler çok az.


Size soruyorum: Okudum bitti, işim garanti mi, değil? Torpilim yoksa işim yok. Yani bir de okuyamayan gençlik var. Tarlada, bağda, bahçede genç yaşta hayat mücadelesiyle tanışan gençlik.... Kimse hayata şanslı gelmiyor. Ve bu vatanda bu gençliğe emanet.

Onun içindirki bu gençlik önemli...

19 mayıs kutlu olsun. yazan

seyhan dural 19*5*2015