23 Haziran 2015 Salı

Ordu demek, vatan demek, can demek...


Yeri geldi denizde, havada korku saldın düşmana,
Yeri geldi al bayrağı korumak için siper ettin göğsünü...

Yeri geldi sınırda hiç uyumadan nöbet tuttun,
Yeri geldi al bayraklı tabutta cansız bedenin geldi...

Yeri geldi haksızlığa uğradın ve yılmadın,
Yeri geldi kolunu bacağını verdin; gazi oldun canından can vererek...

Yeri geldi arkandan ağlayan eşler bıraktın,
Yeri geldi büyüdüklerini göremeden yetim kalan çocukların oldu ağlayan...

Bu yüzdendir ki, en güvenilir kurum olarak kalplerimizdesin...
Bu yüzden asker ocağına, peygamber ocağı denir...
Bu yüzden, bizim şanlı Türk ordumuzsun; adını anıp gururlandığımız...

Gece yatağımızda rahat ve huzur içinde uyuyorsak sizlerin sayesinde...
Bir ülkenin ordusu güçlüyse, o ülke güçlüdür...

Bir ülkenin ordusu, toprağı ve bayrağı bu yüzden önemlidir.
Şairin dediği gibi, "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır..."
            

Yazan: Seyhan Dural 23*6*2015

22 Haziran 2015 Pazartesi

Erkek "deşarj olacaksa" spora sanata yönelsin!

İsmini dahi telefuz etmeyeceğim, etmeye de gerek görmüyorum.

Televizyona çıkıp kadının nasıl dövüleceğini tarif ede ede anlatması... Yok boynundan yukarısına, yok göğsüne, yok beline vurulmazmış fakat diğer yerlerine vurmak serbestmiş...

Kur'ana ve dine de bağlanabiliyormuş bunlar. Ramazan hoşgörü, sevgi, yardımlaşma ayı değil miydi? Fakat şaşırtmadı. Aynı hocanın bu ilk vukuatı değil "6 yaşındaki çocukla evlenilebilir" demişti önce de...

Acı olan şu ki, bunu devletin televizyonunda yapabiliyor. Senin benim vergilerimle karşılanıyor maaşı bir yerde.

Sonra da "Kadına şiddet niye artıyor bu kadar" diye araştırma yapılıyor...

Bu ve bunun gibi düşünen örümcek kafalar yüzünden bıçaklanan kadınlar, Özgecanlar ve daha niceleri...

Erkek deşarj oluyomuş....
Erkek  deşarj olcaksa spora sanata yönelsin...

Çok şükür ki Türkiye'de bunun gibi düşünen (en azından dile getiren) erkeklerimiz azınlıkta.

Bunun gibi düşünenlere de bir çif lafımız olsa gerek kadınlar olarak; Kadınlar sizin ne köleniz ne de (Afedersiniz) malınız! Onlar insan...

Sizin anlamadığınız da bu. Burası ne bir Arap ülkesi ne de biz köleyiz. Burası  laik  Türkiye Cumhuriyeti.

Sizler gideceksiniz ve demokrasi kazanacak. Sizler gideceksiniz uygarlık kazanacak...

Seyhan Dural 22*6*2015

17 Haziran 2015 Çarşamba

Ah Yalan Dünya






  • Ah yalan dünya sen mi yalan, biz mi yalan, anlayamadığım dünya.
  • Savaşların olduğu, barışın olmadığı fani dünya.
  • Uçsuz bucaksız denizlerin olduğu
  •  Balıkların dans ettiği güzel dünya.
  • Yeşilinle, doğanla nefes verdiğin dünya.

  • Kirletip bozduğumuz koca dünya.
  • Nefes alamadığımız, katlettiğimiz güzel dünya.
  • Bombalarla tanklarla tükettiğimiz dünya.
  • İnsanlığı yok ettiğimiz fani dünya
  •  Zenginlere cennet mazlumlara  azap  dünya 
  • Ah yalan dünya sen mi yalan biz mi yalan anlayamadığım dünya

  • Haksızlıkların kol gezdiği fani dünya
  •  Güçsüzlerin yok olduğu güçlülerin var olduğu dünya
  • Sen bile yüzümüze gülmeyen dünya.
  •  Ömrümüzü boş yere alan dünya

  • Kimisine verip kimisine baktırdığın yalan dünya.
  • Sevginin hoşgörünün barışın olmadığı koca dünya
  • .Çocukların ağladığı  gözyaşları sel olan dünya
  • Ömürlerin tükendiği, gelip geçici dünya.

  •  Nice canlar geldi geçti tahtından.
  •  Gonca gülleri kopardılar bağrından.
  •  Mor sümbüllü dağlarından ovalarından.
  •  Ah yalan dünya yalandan yüzümüze gülen dünya.
  •  
  • anlamadım fani dünya sen mi yalansın bizmi yalan

  • yazan

    SEYHAN DURAL 17*6*2015

16 Haziran 2015 Salı

21 Maddeyle Hayat Neye Denir?

Hayat düşe kalka yaşadığın hayat
  1. Değerini kaybettiğinde değeri,
  2. .   Vatanını kaybettiğinde vatanın ne demek olduğunu, 
  3. Göklerdeki bayrağın indirildiğinde rahatsız olduğun, o bayrağın ülkenin simgesi olduğunu anladığın hayat...
  4. Bağımsızlığını yitirince bağımsızlığın ne demek olduğunu öğreten,
  5.  Toprağını kaybedince toprağın ne demek olduğunu anladığın hayat...
  6.  Vicdansızlığı görünce vicdanın,
  7. . Tutsak olunca özgürlüğün kıymetinin bilindiği hayat...
  8.  Savaş olunca barışı yaşamayı arzuladığın,
  9.  Edebin olmayınca asaletin,
  10. . Adalet olmayınca adaletli yönetimin,
  11. .Sevgisiz olunca sevginin kıymetini anladığın hayat...
  12.  Cömertlik olmayınca zenginliğin,
  13. .Kanaat olmayınca fakirliğin anlamının olmadığı hayat...
  14.  Yalanı görünce doğruyu daha iyi görebildiğin,
  15.  Kötülükleri görünce iyiliği daha çok sevdiğin hayat...
  16.  Yoksul olunca açın halini anladığın,
  17.   Düşmeden anlamadığın düşmanını öğreten hayat...
  18.  Ölenin öldükten sonra kıymetinin bilindiği hayat...  
  19.  Evlatsız olunca evladın ne demek  olduğunu anladığın hayat...
  20.  ve aileni kaybedince ailenin kıymeti öğrendiğin,
  21. Başarısız olunca başarının ne olduğunu bilmeden daha çok istediğin...

    Velhasıl hayat dediğin bu işte

    seyhan dural 16*6*2015

Hoşgeldin ya Ramazan...


Bereketi bol güzel ay, hoşgeldin... 
12 ayın sultanı ramazan...
Ezanların anlamı olduğu, orucun nefsimizi temizlediği ay...
Fakire yardımın yapıldığı, zenginin terbiye edildiği ay... 
Kur'an'ı hatim ettiğimiz ay...


*


İftar sofrası adı altında, insanların fakirliğinin ifşa edildiği ay...
Biz o sofralarda nice insanlar gördük aç ve susuz,
Nice insanlar gördük, bir kap yemeğe muhtaç
Nice insanlar gördük bir kap yemek için saatlerce kuyrukta...

Ve nice insanlar gördük otellerde şatafat dolu iftar sofralarında...
Nice hocalar gördük, bölüm başı 40 bin TL alan
Nice insanlar var, hocaya 30 yıldır  hala sakız orucu bozar mı diye soran,
Nice insanlar var, abdesti neyin bozduğunu 30 yılda öğrenemeyen...


*


Bu dünyada insanların başı kesilip öldürülüyorsa,
Savaşta çocuklar öldürülürken susup sorgulamıyorsan
Kuranın emrettiği gibi yaşamıyorsan
Bütün bunlara sesin çıkmıyorsa dilsiz olup susuyorsan, tutsan ne olur tutmasan ne olur...
Yüce rab'bimin senin orucuna ihtiyacı mı var?


Yazan: Seyhan Dural 16*6*2015

3 Haziran 2015 Çarşamba

Seçmenin pazarla sınavı

İşte geldi pazar.seçim zamanı açık artırma gibi vaatlerin bol olduğu.

Vatandaşa seçimden sonra aslında hiçbir vaatlerin tutulmadığı.seçmenin unutulduğu.

  Siyasilerin sustuğu, seçmenin konuştuğu sandık..

. Oyların sayıldığı... Kiminin üzüntüden ve hüsrandan kahrolduğu..

. Kiminin sevinçten çığlık attığı.seçim..


  Sonuçda vekil gene vekil seçmen gene seçmen

Kırmızı plakalı makam araçlarının olduğu, dolgun maaşlı vekillerin olduğu

, Takım elbiseli  makam odalı vekiller .


 Evlerde sohbetlerin döndüğü...

 "Benim parti kazandı seninki kazanamadı"....

Diye yarışa gidildiği,yarışın sonunda kaybedenin üzüldüğü kazananın sevindiği.

. Sonuçta vatandaş gene vatandaş,vatandaşa gelince maaşların az olduğu .

Yoksulluğun bol olduğu üniverstelisinin yurtsuz olduğu.

 Emeklisinin borçlu olduğu ,.özgürlüklerin yok olduğu.

 

Seçmene katkısı, yeni seçimle vaatlerin tutulmasını İzlemek

 Hükümeti kim kuracak, kim kurmayacak  bunları kontrol etmek..

..  Gibi gibi...gibi

Sonra kendi gündemine döner, bakar ki herşey aynı .


 Hayat toz pembe değil, afallar. Keşke seçim uzasaydı der gibi.

 Polemiklerin dönmesi,meydanların dolması.

 Siyasette bilmediğimiz kelimeler öğreniyorduk en azından.

Neyse işin goy goyu,seçim biterde belki seçmeni hatırlarlar.

. Ülkemize, milletimize hayırlı olur inşallah.

 Özgürlüklerin bol olduğu bir seçim olur inşallah. 

 Sandığa gidin, olumsuzlukları değiştirmek için oy kullan.

 Bir oy bir oydur oyuna da sahip çıkın..

Bir demekrosi şölenidir seçmen olma deneyimi!

Seyhan dural 3*6*2015

28 Mayıs 2015 Perşembe

GEZİDE NE DEĞİŞTİ

Gezi olaylarının üzerinden tam 3 sene geçti. Acıların yaşandığı, 8 fidanın yitirildiği... Annelerin feryadı... Çökmüş analar, evlat acısından saçına aklar düşmüş analar... 

Yaşanmışlıklar iyi veya kötü. Aslında hayata olan isyandan, sisteme olan isyandan çıkmıştı Gezi. Onlarınki bir hayat mücadelesiydi. Kimi parasızlıktan, kimisi haksızlıktan müzdaripti. Ama kimse "Evim arabam olsun" diye çıkmamıştı sokağa. 

Bugüne bakarsak, "Ne değişti?" dersek... Aslında çok şey değişti. Gençliğin bilinçsiz olmadığı, her şeyin farkında olduğu, gençliğin aslında aydın bir gençlik olduğu, "Biz de varız" dedikleri ortaya çıktı. "İstediklerine ulaştılar mı" derseniz, hayır! Sistem aynı, haksızlıklar aynı fakat okumuş-bilinçli-diri bir gençlik olduğunu biliyoruz artık. 

Bu da bir başarı. Gençlik ne zamanki kendisi söz sahibi olur, bu ülkede çok şeyler değişir.     seyhan dural 28*5*2015