Ahmet kaya gelmiş geçmiş en iyi sanatçılardan.28 ekim 1957 de doğmuştur.
Aslen malatyalı 20 tane albümü olduğu söylenir.
Gülten kayayla evlidir .şarkılarının sözlerini genelde
Yusuf hayal oğlu yazmıştır.aynı zamanda Gülten kayanın kardeşidir.
Müzikleri hala dilden dile dolaşıyor.. Yıllardır kulaklarımızda .
Demek ki iyi bir sanatçı Ahmet kaya entel ve entelektüel kesimde dinliyor.
Ezilen yoksul kesimde de dinliyor.halkın sanatçısı olmak budur.
Bazı sanatçılarımız da var halkla iç içe olan müzikleriyle konuşan sanatçılar fakat az var ne yazık Ahmet kayaya görüşünden dolayı eleştirilip haksızlık yapıldı..oysa herkesin görüşü farklıdır.
Birde görüşü sanatçının ne olursa olsun görüşü değilde sanatının konuşulması bence daha önemli
olan müzik ve sanata kattıkları herkesin görüşü farklı olabilir.
Halkın dilinde şarkıları dolaşıyorsa dilden dile herkes dinliyorsa.
Ve seviyorsa,müzikleri büyük küçük herkes dilindeyse
Önemli olanda bu sanatçının büyüklüğü de bu halka inebilmesi.
Ahmet kayada böyle bir sanatçı.
Müzikleri yorumu ve besteleri harika yıllar geçse de şarkıları hep söylenecek.
yazan Seyhan dural 14*12*2015
14 Aralık 2015 Pazartesi
9 Aralık 2015 Çarşamba
savaşların masum çocukları
Dünyada dört bir tarafında hep aynı gülüşler, veda bu yaşaması yasak dünyada.
Ne olup bittiğini anlamadan,yaşayamadan.kimisi babasını kimisi annesini kaybeder.
Onlar savaşın çocukları.Doğduklarında tanışırlar açlıkla ,susuzlukla,
yiyeceklerin resimlerine bakar kara gözleri.
Onlar savaşın çocukları. Adını bilmeden gökten yağar, bombalar üstlerine
Barut kokularının içinde kaçarcasına.
Sımsıcak bedenleri soğuk taşlarda, hare be olmuş evlerin tozlarında.
Çırpınır durur ufak bedenleri.onlar savaşın çocukları.
Misketleri kovanlardan, saklambaçları siperlerden.
İlk bakışmaları camlardan hiç bilmezler yeşil ormanları,baharlarda.
Açan bin bir renkleri çiçekleri. onlar savaşın çocukları
Birbirine seslenirler yarınlar dolu isimleriyle.
Barış,umut,güneş,oysa hiç tanımazlar.griden başka renk,siyahtan başka isim
Gökyüzünü paylaşırlar.ırak da suriye de savaş olan her yerde.
bir avuç toprağı petrolü paylaşamayanların inadına
biz savaşın çocuklarıyız, gülmeyen yüzlerimiz,
damlayan göz yaşlarımız,yazan Seyhan dural 9*12*2015

Ne olup bittiğini anlamadan,yaşayamadan.kimisi babasını kimisi annesini kaybeder.
Onlar savaşın çocukları.Doğduklarında tanışırlar açlıkla ,susuzlukla,
yiyeceklerin resimlerine bakar kara gözleri.
Onlar savaşın çocukları. Adını bilmeden gökten yağar, bombalar üstlerine
Barut kokularının içinde kaçarcasına.
Sımsıcak bedenleri soğuk taşlarda, hare be olmuş evlerin tozlarında.
Çırpınır durur ufak bedenleri.onlar savaşın çocukları.
Misketleri kovanlardan, saklambaçları siperlerden.
İlk bakışmaları camlardan hiç bilmezler yeşil ormanları,baharlarda.
Açan bin bir renkleri çiçekleri. onlar savaşın çocukları
Birbirine seslenirler yarınlar dolu isimleriyle.
Barış,umut,güneş,oysa hiç tanımazlar.griden başka renk,siyahtan başka isim
Gökyüzünü paylaşırlar.ırak da suriye de savaş olan her yerde.
bir avuç toprağı petrolü paylaşamayanların inadına
biz savaşın çocuklarıyız, gülmeyen yüzlerimiz,
damlayan göz yaşlarımız,yazan Seyhan dural 9*12*2015

5 Aralık 2015 Cumartesi
Yaşıyamadığımız hayat
Hayat diyoruz, yaşamaya devam ediyoruz.
Onca dünyada savaşlar, acılar, gözyaşları, varken.masum çocuklar öldürülürken..
Savaşta kadınlar köle gibi zincirlenip satılırken.
Bir hiç uğruna kadınlar öldürülürken öldürenler cezasız kalıyorsa.sadece seyredenler varsa.
Bazen soruyor insan kendine bu hayat mı diye.
İnsanlar yerlerinden yurtlarından sürülürken yeni dünya düzenimi bu diye soruyor insan..
Aslında insanlığın umutlarını hayallerini yok ediyorlar.
İnsanlığı yok ediyorlar doğayı katlediyorlar ormanları yok edip nefes almamızı geleceğimizi yok ediyorlar
Sevgiyi, şefkati ,merhameti yok ediyorlar.
Acıları hüzünleri üfleye üfleye bir şey yokmuş gibi yolumuza devam ediyoruz.
En çok da kendimizi kandırıyoruz.çok şey var aslında.
Üflemeyi bırakıp belki insanlık olarak susmamayı öğreniriz.
Bir gün bu dünyanın sadece güçlülerin olmadığını fakirinde yoksulun da kimsesizin de olduğu öğretiriz belkide
Hayat sen nasıl bir hayatsın ki senin içinde yuvarlanıp gidiyoruz
Durup durup kendimize sorular soruyoruz..Cevabını bilsek de bilmemezlikten geliyoruz.
Sen nasıl bir hayatsın ki var mı bize oynayacağın yeni oyunlar var mı.
Bize göstereceğin başka bir yolun yok mu dikenleri yamaçları olmayan bir yol
İçinde gül bahçesi olan çocukların koşup oynadığı gül bahçesi yok mu.içinde sevginin şefkatin olduğu.bir dünya Seyhan dural 5*12*2015
Onca dünyada savaşlar, acılar, gözyaşları, varken.masum çocuklar öldürülürken..
Savaşta kadınlar köle gibi zincirlenip satılırken.
Bir hiç uğruna kadınlar öldürülürken öldürenler cezasız kalıyorsa.sadece seyredenler varsa.
Bazen soruyor insan kendine bu hayat mı diye.
İnsanlar yerlerinden yurtlarından sürülürken yeni dünya düzenimi bu diye soruyor insan..
Aslında insanlığın umutlarını hayallerini yok ediyorlar.
İnsanlığı yok ediyorlar doğayı katlediyorlar ormanları yok edip nefes almamızı geleceğimizi yok ediyorlar
Sevgiyi, şefkati ,merhameti yok ediyorlar.
Acıları hüzünleri üfleye üfleye bir şey yokmuş gibi yolumuza devam ediyoruz.
En çok da kendimizi kandırıyoruz.çok şey var aslında.
Üflemeyi bırakıp belki insanlık olarak susmamayı öğreniriz.
Bir gün bu dünyanın sadece güçlülerin olmadığını fakirinde yoksulun da kimsesizin de olduğu öğretiriz belkide
Hayat sen nasıl bir hayatsın ki senin içinde yuvarlanıp gidiyoruz
Durup durup kendimize sorular soruyoruz..Cevabını bilsek de bilmemezlikten geliyoruz.
Sen nasıl bir hayatsın ki var mı bize oynayacağın yeni oyunlar var mı.
Bize göstereceğin başka bir yolun yok mu dikenleri yamaçları olmayan bir yol
İçinde gül bahçesi olan çocukların koşup oynadığı gül bahçesi yok mu.içinde sevginin şefkatin olduğu.bir dünya Seyhan dural 5*12*2015
29 Kasım 2015 Pazar
Pirinç sirkesi yapımı
Pirinç sirkesi yapımı
1 çay bardağı pirinç
1 cam kavanoz
1 lt su 2 tane nohut mayalanması için
1 tatlı kaşığı tuz
Hazırlanışı pirinçleri yıkayıp süzelim .sonra kaynatıp
soğuttuğumuz 1 kilo suyu kavanoza koyalım. tuz içi
ne 2 tanede nohut atalım.
Sonra kavanozun içine pirinci de atıp kapağını tülbentle kapatalım sıkıca.
Karanlık bir yerde 15 veya 20 gün bekletin. süre dolduğunda bir süzgeçle süzün suyunu alın sirke hazırdır. Genelde uzak doğu ülkelerinde sushi de kullanılır.
Soğuk mezelerde kullanırlar Ciltde de faydalıdır.
.Deri üzerindeki lekelere iyi gelir.Cilt hücrelerini yeniler yaşlanmaya sarkmalara iyi gelir.
doğal tonik yüzdeki siyah lekelere iyi gelir cilt rengini açar.her akşam pirinç sirkesine batırılmış pamukla yüzünüzü silin Japonlar sirkeyi siyah pirinçle yaparmış biz beyazıyla yaptık.
Google den da araştıra bilirsiniz. NOT ben evde yaptım pirinç sirkesini satılanlar pahalı organik değil kendiniz yapın yardımcı olmak amacım bildiklerimi yazıyorum..Seyhan dural 29*11*2015
24 Kasım 2015 Salı
Eskişehir gezelim görelim



Eskişehir kültürün sanatın doğanın olduğu sıcacık cana yakın insanların olduğu harika bir şehir. Sazova parkı mesala Bilim deney merkezi uzay evini gezebilirsiniz.Porsuk çayında nostalji bir gondol gezisi yapabilirsiniz .. Balmumu heykel müzesini gezebilirsiniz odun pazarı tarihi evlerini gezebilirsiniz . Veya lületaşı müzesini gezebilirsiniz. Harika bir kent daha çok yer var.Eskişehire yolunuz düşerse mutlaka görün Seyhan dural 24*11*2015
23 Kasım 2015 Pazartesi
Buzlu limonun faydaları
Buzlu limonun faydalarını yazacağım
Cnn türk te kaçıranlar için faydasını çok fazla olduğu için yazma gereği duydum.
limonu buzluğa koyun sonra rendeleyin Yemeklerin üzerinde her yere kullanabilirsiniz.
Kist timörleri küçülterek yok eder.yüksek tansiyonu düzenler
Sinir ve stresi azaltarak depresyonu engeller.
Mantar bakteri, enfeksiyon,iç parazitler ve kurtlara karşı etkilidir.
Dondurulmuş limon citrus
kanser hücrelerini öldüren harika bir meyvedir.
kemoterapiden 10 bin kat daha faydalıdır.

Kaynak dünyanın en büyük ilaç üreticisi firmalarından biridir.1970 den beri 20 nin üzerinde laboratuvar testlerinde 12 kanser tipinde başarılı sonuçlar alınmış kaynak Cnn türk com17 kasım 2015 haberi Seyhan dural 23*11*2015
21 Kasım 2015 Cumartesi
organik çokokrem
Sofra kreması 2 tane yumurta ,200 gr fındık içi.
1 su bardağı şeker 1 tane sana yağ
4 kaşık nişasta 4 kaşık kakao
1 tane vanilya, 1 buçuk su bardağı süt.
Yapılışı 2 yumurta, ile 1 bardak şekeri iyice çırpın.
Sonra sana yağını eritin.
Biraz soğuduktan sonra çırptığınız yumurta ve şekere onuda katın
4 kaşık nişastayı 3 kaşık kakaoyu 1 buçuk bardak sütü 200 gr fındık içini de kat
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












